Diskografi


OLUMSUZ


ZONA

sustuklarım kusamadıklarım içime atıp harladıklarım
kızgın bir cehenneme dönüşmüş de hiç haberim yok
aldıklarım almadıklarım boşverip de doldurduklarım
tenime haritalarını çizmiş ama onları gören yok

anlatsam mı anlatmasam mı sarımsaklayıp saklasam mı
bunları önce kokuşturup sonra üzerime salsam mı
derinimdeydi derimde dursun kabardıkça sesim duyulsun
kaşıdıkça küfürlerim kulaklara doluşsun


kendimi konuşmayı unutmuşum işte

bir kafa var bende yarısı göklerde
yarısı da nerde bilmiyorum
abarıp kabarır dalgalanır aklım
yolumu bulup da yüzemiyorum

bir kafa var bende yarısı göklerde
yarısı da nerde bilmiyorum
abarıp kabarır dalgalanır aklım
yolumu bulamadım boğuluyorum

derime derinime derdim bir damlar
şişelere sığar demek okyanuslar
yaramadı yaralara bu pansumanlar
sarıla sarıla sararıyor anlamlar
düşü döşe peş peşe, deşe deşe gerçeği
bugün işe gitme ve güneşe ban her şeyi
susa susa sisteme, yazılıyor listeme
yetemiyor yetmesin..yenisini isteme..
dayanamıyorum ama yine de bu kuyuya
çıkışı da bulamıyorum araya araya
vuruyor mu cümleler böyle kıyıya
yüze yüze hislerim çıktı karaya
kaşı kazı; hep yazı, boyası da kırmızı
akışı, bakışı, yakışı hepsi bir sızı
geriye de dönüşmüş tende tüm tasası
kapalı kutuların arızası.. 

 

DÜŞMAN

karanlık bir kör kuyu
içinde haz yok, renklerim koyu
zamanım parçalanırken
zincirler hep yollar boyu

bilmeden mi buraya geldim de
beni bıraktım kafamın altına
oynaşırdı geçmiş tepemde
yaklaştığım yarının varamadım farkına

uyumadım ki
uyumadım ki hiç
sular uyuttum yılanlı koynumda
uyumuyordum
uyumuyordum
uyumuyordum

içimi kanattım ellerimle vahşetim bağırıyor
bana ne yaptım o son sözümle aklım hiç almıyor
niye bu karanlık her yerimde baktıkça ışık yok
bu köle günleri hiç sayamam saydıkça çoğalıyor

yokluğum bir kör kuyu
içinde hepler hiçlerin soyu
karanlık raks ediyorken
zincirlerin parlamak huyu

bilmeden mi buraya geldim de
beni bıraktım kafamın altına
oynaşırdı geçmiş tepemde
yaklaştığım yarının varamadım farkına

uyumadım ki
uyumadım ki hiç
sular uyuttum yılanlı koynumda
uyumuyordum
uyumuyordum
uyumuyordum

içimi kanattım ellerimle vahşetim bağırıyor
bana ne yaptım o son sözümle aklım hiç almıyor
niye bu karanlık her yerimde baktıkça ışık yok
bu köle günleri hiç sayamam saydıkça çoğalıyor

 


MAJÖR DEPRESİF

dışarıda rüyalarım dolaşıyor yine, kapalı gözlerim
içimde minör tümörlerimin evreni,acılı seslerim
kararmış umutların göğe bakan yüzü,gelecek eskimiş
olduğum şey duruyor aynada, ya olmak istediğim?


nerede..
beni bekliyor mudur
bir yerde..
doğdukça ölüyor mudur
içinde..
lanetler okuyor mudur nerede..(bana bana bana)


olmak istediklerim olduklarımı bir gün tüketecekler
uzaklardan seslenip yakınlara hükmedecekler
kurduğum bütün rüyalar gerçeği sindirecek ve
aynadaki yabancıyı paramparça edecekler


kafamda masallarım yıkılıyor yine,yaralı gerçeğim
günümde yarınların ölüyor eskizi,mezara bekçiyim
karanlık umudumun bana bakan yüzü,ışığı özledim
haykırdığım hazdan şarkılar bile ses kanserim…


nerede..
beni bekliyor mudur
bir yerde..
doğdukça ölüyor mudur
içinde..
lanetler okuyor mudur bana bana bana..


beni bekliyor mu her şeyi,varlığı
yokluğumun kalbinde talan anlamı
(nerede…)
yanıma varamıyor olsa da benim rüyam
gerçeği içen bilebilir tadını
(nerede…)
yarına bakamıyor, gününü yaşamıyor
içimi, dışımı, sağımı solumu tüketiyor
(nerede…)
geride kalan şeyin adına ‘yalan’ diyor
yerine geçenlere ölümü fısıldıyor
(nerede…)

 

SAYIN SAĞIR

yine beter bir gün geceye gömdüğün
dolanıyor düşünce kafa bir düğüm
koca bir anlamım neyimi anladın
burada duruyorum hiç mi gördüğün
doğuyoruz diri, oluyoruz ölü biri
sona sayan bombalar ve güdüleri
mazur görürüm tüm delileri
aptallığının en şen delilleri

kapalı gözlerim, içini gözlerim
sana sayın sağır, sana bu sözlerim
köleliğin niye, yaşıyorsun diye
ama ölüyorsun da bu nasıl hediye

derhal hazırlan hayat yok belki yarın lan!


yine beter bir gün, gecesi pek zulüm
uyumuyor düşünce, kara bir düğün,
kafada bir düğün..

derhal hazırlan hayat bu, kaçarsa karışmam!

neye yeter günün, yarısı patronun
gerisi kimlerin yemeğin, uykunun
dolu mu şarjörün, yok ki dublörün
bu ne biçim terör,kanıyor her yönün
doğuyorsun diri, oluyorsun ölü biri
sona sayan bombasın ileri ve geri
düşemiyor mu yakandan hiç elleri
dertlerine bildir gideceğin yeri


kapalı gözlerim, içini gözlerim
sana sayın sağır, sana bu sözlerim
köleliğin niye, yaşıyorsun diye
ama ölüyorsun sen bu nasıl hediye

derhal hazırlan hayat bu, kaçarsa karışmam!

ten kafes. sen kafes.
onlar kafes; tükenir nefes
yok mu menfez bir ışık bir ses
bu nasıl infaz sonumuz enfes(!)

 


......


UZAKTA

yine uykum kaçık içime uyandın
seni mi çağırdım çölüme dayandın
burası kor, ateş, har ve cehennem
bu gece rüyayız yeni mi anladın

ahhh…
kanıma karışıyor aklımdaki şey hadi ak hadi
sağımı solumu kuşatıyor gözümün içine bak hadi
açılıyor uçurum içine düşelim hadi bırak beni
düşüyoruz ama çok uzak;
son.

kuruluyor zihnim, açılıyor perde
bana dokunman enfes orda bir yerde
orası yok, rüya, hiç ve alt bilinç
seni yaratırken yok olurum ben de

ahhh…
kanıma karışıyor aklımdaki şey hadi ak hadi
sağımı solumu kuşatıyor gözümün içine bak hadi
açılıyor uçurum içine düşelim hadi bırak beni
düşüyoruz ama çok uzak

farkında mısın anlamlarımın
sözlerde gizil kavramların
içten ve derin saplantımın
aklımda tüten sarsıntımın
yakalayamıyorum özünü bu şeyin
yalana mı dolanıyor benim acı gerçeğim
boşu dolusunu arıyorsa da her şeyin
tenime niye ulaşamıyor senin ellerin


hisset… hisset…
hissetmek istiyorum seni…
ahhh…
gerçek…
gerçekleştirmek istiyorum,
seni.

 



Yaklasan Etkinlikler


Yakında herhangi bir etkinlik gözükmüyor.

Sosyal Medya


Playlist


Video


Official Meta Web Site